Doktor

Yine depresif dönemlerde yazdığım bir deneme.

üzerimde aylardır bir halsizlik hali mevcut dedim, doktor sigarasını yakarken. hmm dedi. derin bir nefes çekti kafası dumandan görünmeyecek hale gelmeden birkaç salise evvel. işte ben de tam böyleyim dedim. nasıl diye sordu, kafam dumanlı dedim. güldü.

muhtemelen yıllarca tatil yapmadan çalışmış olmanız hasebiyle kronik yorgunluk hastalığına yakalanmışsınız, söylemlerinizden yola çıkarak depresif bir yaklaşım sezdim, size sakinleştirici yazacağım dedi, sakin sakin, sakinleşeceğimi umarak. hmm dedim.

bir doktordan ilk kez nefret etmiyordum, bir insandan son kez etmediğim gibi. doktor da çoğu insanın yakalandığını düşündüğüm hastalığa yakalanmıştı belki, anlamadan, dinlemeden yargılamak. oysa bilemezdi geçen yaz dünyanın en güzel tatilini dünyanın en güzel insanı dediğim sevdicekle geçirdiğimi. ne bunu bilebilirdi, ne de bir daha hiç bir zaman onunla o tatili geçiremeyeceğimi. sormadı, ben de anlatmadım. reçeteye anlayamayacağım bir dilde bir şeyler karaladı, elime tutuşturup bununla eczaneye gidip ilaçları edinin, şu ilacı tok karnına günde 3 kez, şunu ise yine tok karnına günde bir kez alın, bir gelişme olmaz yahut kötü bir gelişme olur ise yanıma gelin tekrar, gözden geçirelim dedi. olur der gibi kafamı salladım.

günde üç defa aç karnına yalnızlık aldığımı bilse, üstüne yine aç karnına ve durmadan özlem çektiğimi, üstüne üstlük bu özlemin elimde olmayan sebeplerle hiç bir zaman geçmeyeceğini bilse yine aynı ilaçları yazar mıydı, yoksa daha ağır bir şeyler mi karaladı anlamayacağım bir dilde, bilmiyorum. o sormadı, anlatmadım ben de.

ben doktoru neyleyim,
ilacı mı var bunun.
yalnızlık bu geçer mi?
bilir mi dar-ül fünun?

geçer mi kalp yarası,
onanır mı sanırsın?
alır bir kağıt kalem,
ancak oyalanırsın.

Bu konuda ilk yorumu siz yapın!

Yorum Gönder

Ad Soyad:
E-Posta:
URL:
Yorum:
© Copyright 2011 Cenk EBRET