Spam kültürünün Türk girişimlerinin gelişimine olumsuz etkisi

Bu yazımda dilimin döndüğünce, kimseyi rencide etmeden çağımızın virüsü haline gelen spam mail, sms ve içeriklerin Türk girişimleri üzerinde yarattığı olumsuz etkiyi ele almaya çalışacağım.

Artık herkesin bildiği üzere internetin ve hayatımızın geldiği nokta şeffaflık içeriyor ve bu şeffaflık, para hırsı ile yanıp tutuşan şirketlerimizin de işgüzarlığı ve iş bilmezliği sonucu biz internet ve medya kullanıcılarını anonim olmaya itiyor. Şöyle ki, artık herhangi bir siteye üye olacağımız zaman, elimizden geldiğince sahte bir email kullanmaya itiliyoruz. Çünkü biliyoruz ki x sitesinden bir alışveriş yaptığımız zaman, bize yüzlerce email atacak, ve o emailimiz bu şirketlerin dandik müşteri kazanma politikaları yüzünden spam merkezine dönüşecek.

Spam konusunu araştırdığımızda karşımıza şu çıkıyor:

Yığın mesaj ya da spam, e-posta, telefon, faks gibi elektronik ortamlarda çok sayıda alıcıya aynı anda gönderilen gereksiz veya uygunsuz iletiler. En yaygın spam türleri reklamlar ve ilanlardır. Elektronik posta (e-posta), İnternet'in en eski ve halen en vazgeçilmez iletişim araçlarından birisidir. E-posta, fiziksel, alışılagelmiş posta alımı ya da gönderiminin elektronik olanı ve internet üzerinden gerçekleştirilen, düşük maliyetli ve hızlı duyulan güvenlik, hız, kimlik denetimi gibi gereklilikler göz önünde bulundurulmamıştır ve bu yüzden e-posta altyapısı günümüzde İnternet'in en büyük problemlerine yataklık etmektedir. (Kaynak: wikipedia)

Peki ülkemizde bu spam denen saçmalık ne hale geldi, bunu açmak gerekirse; 

Kredi kartınızla bir alışveriş yaptığınızda, şahsi bilgilerinizi elinde bulunduran bankanız, size arka arkaya onlarca sms yağdırıyor. Aynı bankanın internet bankacılığından bir işlem yaptığınızda aynı saçma mesajlar bu kez email yolu ile e-posta adresinize yağmaya başlıyor. Ülkemizde henüz bu konu ile ilgili kanunlar (gerçi hangi kanun tam olarak işliyor o da ayrı tartışma konusu ama) oturmadığı için, tacize varan bu yayınlar gitgide can sıkıcı bir hal alıyor.

Bu durum şirketlerin marka değerini düşürmekle kalmıyor, internet ve herhangi bir iletişim yolunu kullanan kullanıcılar için ızdırap halini almaya başlıyor. Artık bu mail, sms vs spamlerden bunalan kullanıcı şikayette bulunmaya başlıyor ve şirketler bu yolları bıraksa da, başka bir taciz yolu buluyor: telefon ile arama.

Bu şirketlerin anlaması gereken en önemli şey, özel hayata saygı. Kullanıcı şunu soruyor, sen kimsin ki beni telefonumdan arayıp anket yapma özgürlüğünü kendinde buluyorsun? Buna hakkın var mı? Bazıları kendini tutamayıp küfür ediyor, aşağılayıcı tabirler ile müşteri temsilcisine hakaret yağdırıyor. Peki şirketler vazgeçiyor mu? Hayır. Bu sefer yazdırdıkları programlar aracılığıyla kendi aramaya dahi tenezzül etmeyip, bir robota sizi aratıyor. Ne de olsa robot sizinle muhattap değil, siz ne söylerseniz söyleyin o bildiğini okuyacak, dolayısıyla sorun yok, değil mi?

Şahsi kanaatim, bilgi teknolojileri kurumu adıyla işleyen devlet kurumunun, kullanıcıların internette gezmek istediği siteleri kafasına göre yasaklamak yerine, önce bu spam saçmalığına bir son vermek adına çalışma yapması ve caydırıcı önlemler alması gerektiği yönünde.

Şirketler ise kendilerine dönüp bakmalı ve etik denen mevzuya daha fazla önem vermeli. Kullanıcılar, müşteriler bu şirketlerin denekleri değil, gelir kaynaklarıdır. Siz bu gelir kaynağını elinizden kaçırmamak adına ne yapabilirsiniz, şirket olarak bunu düşünmek zorundasınız. Aksi takdirde maillerimiz, sms kutularımız, telefonumuza gelen çağrılar bir çöplük olmaktan öteye gidemeyecek.

Bir web geliştirici olarak web siteleri oluştururken reklamları kullanıcının gözüne sokmak değil, onların daha rahat, daha verimli olarak sitemizi nasıl kullanabileceğini gözeten biri olarak ben bu konuda elimden gelen savaşı vereceğimi ve kullanıcıyı irrite eden ürünler ortaya çıkarmak yerine teknolojileri daha verimli kullanarak, kullanıcılara bu verileri kendi istediğimiz gibi değil, onların kullanabilirliğini artıracak şekilde sunmamız gerektiğini düşünüyorum. Ticari bir amacım yok, ama ticari amacım olduğu vakit de bunu böyle yapacağımdan emin olabilirsiniz.

Biz webi daha iyi bir yer haline getirmeye çalışırken, şirketlerin dünyayı çekilmez bir hale getirmekte beis görmemesi gayet ironik. Bizim de vatandaş olarak görevimiz, çalıştığımız yerlerde gözünü para hırsı bürümüş olan şirket sahiplerini bu konuda bilgilendirmek ve bu saçmalığın bir son bulması için çaba sarfetmektir diye düşünüyorum.

Elimden geldiğince, nefret kusmadan bu ortak sıkıntıyı dile getirmeye çalıştım. Umarım şirketler de bundan kendine bir pay çıkarır. Bizi itmeyin. Lütfen.

Fpinndir diyor ki:
25.07.2014 18:25:04
Elinize sağlık makaleleriniz gerçekten çok başarılı daha başarılı olması dileğiyle.

Yorum Gönder

Ad Soyad:
E-Posta:
URL:
Yorum:
© Copyright 2011 Cenk EBRET