birşeyler anlatmak, birşeylerin olması gerektiği için olmasını istediğini kanıtlamak imkansız insanlara. insanlara evet, egosu yüksek, herşeyi ben bilirim benim bildiğimden farklı olan şey yanlıştır diye düşünen, doğruluğunu kanıtlayabilsen dahi egosuna yenik düşüp hayır bence bu budur diyebilen insanlara.
tartışmalar tatsız. dedim ya, zor anlatmak. herkesin tutturduğu bir yol var, en iyi yol herkesin kendi bildiği yol, tabular, kısıtlamalar, daralmalar. çok zor tartışmak. müslümanım diyerek, islamı yozlaştıranlarla bir olanlara yaptığının yanlış olduğunu anlatmak çok zor. milliyetçiyim deyip, ırkçılık, ayrımcılık yapanlara bu yaptığınız milliyetçilik değil demek, pkk bayrağı altında şarkılar söyleyip devrimciyim diyenlere bu yaptığının devrimcilik olmadığını anlatmak çok zor. zor işte.
bu kadar zorluğun içinde, insan birileriyle birşeyler tartışmaya çekiniyor. açık görüşlülük aslında, çok da zor bir şey değil sana katılmıyorum ama fikirlerini savunabilmen için canımı vermeye hazırım demek. allah yok diyenle allahın varlığını tartışamıyoruz mesela. kafir şerefsiz deyip köşeye atıveriyoruz. o adam öyle inanıyor, onu böyle inanmaya iten sebepler vardır, doğrusunu öğretmek bizim elimizde diye düşünen çok az. sıkılıyoruz hemen. vazgeçiyoruz.
vazgeçmeyenlerimiz de deniz gezmiş oluyor, mahir, yusuf oluyor. asıveriyoruz hemen. hayır mecaz filan değil, bariz asıyoruz. uğur mumcu oluyor fikirlerini dar görüşlü insanlara empoze etmeye çalışan, kışlalı oluyor, hrant dink oluyor. bu şartlar altında koyun olmamak gerçekten zor. memleketin yüzde doksanı koyun diyoruz ya, koyun olmamaktan korkuyor insanlar. deniz gezmiş olmaktan. fikirlerini açıkça savunup asılmaktan, gavur damgası yemekten, vatan haini damgası yemekten, şerefsiz damgası yemekten, etiketlenmekten, fişlenmekten korkuyoruz.
yüreğimizdeki devrimi dışa vurmaktan korkuyoruz kısaca.
Devrin Devrimsel Devinimi
